Geri Dön

Son yıllarda gündemde olan “Hindistan cevizi yağı” gerçekten “her derde deva mı?” yoksa yakın zamanda açıklandığı gibi “zehir mi?”

Vücudun enerji kaynakları protein, karbonhidrat ve yağlardır. Yağlar vücutta sınırsız depo edilebilir ve enerji gereksinimi olduğu zaman da enerji olarak kullanılır. Yağlar ayrıca A, D, E, K gibi yağda eriyen vitaminlerin emilmesini sağlar. Bazı hormonların sentezlenmesi ve vücut ısısının korunması için gereklidir.

Doymuş yağ asitleri et, süt gibi hayvansal kaynaklı yağlarda, palm çekirdeği, hindistan cevizi gibi bitkisel kaynaklı yağlarda bulunur.

Doymamış yağ asitleri zeytinyağı, ayçiçeği, palm, susam, yer fıstığı, fındık, ceviz gibi bitkisel kaynaklı yağlarda ve balık, deniz ürünleri gibi hayvansal kaynaklı yağlarda bulunur.

2010 yılı verilerine göre Hindistan cevizinin en büyük üreticileri olan Filipinlerde 1.7 milyon ton, Endonezya’da 0.7 milyon ton, Hindistan’da 0.5 milyon ton olmak üzere yılda 3.5 milyon ton üretim ve ihracat yapılmıştır. Amerika ve Avrupa’da yılda kişi başı yaklaşık 1.3 kg Hindistan cevizi yağı tüketilmektedir.

Hindistan cevizi yağında en fazla “laurik asit” bulunur. Laurik asit hem orta zincirli hem de uzun zincirli yağ asidi olarak davranış gösterir. Sindirim sırasında uzun zincirli yağ asidi gibi şilomikron oluşturarak emilir, orta zincirli yağ asidi gibi de karaciğerin damarı olan portal ven tarafından emilir.

Hindistan cevizi yağının yararları

  • Çalışmalarda Hindistan cevizi yağı tüketiminin kalp ve damar sağlığını olumlu etkilediği bildirilmektedir. İyi kolesterolü arttırdığı, kötü kolesterolü de düşürdüğü gösterilmiştir. Bu çalışmalar incelendiğinde çalışma grubuna alınan kişi sayısının az olması nedeni ile kanıt değerinin düşük olduğu göze çarpmaktadır. Ancak iddia edildiği gibi de “zararlı” olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur.
  • Pasifik ülkelerinde insanların enerji kaynaklarının %60’ı Hindistan cevizi yağından karşılandığı düşünüldüğünde, bu ülkelerde yaşayan insanlarda kardiyo vasküler hastalıklardan ölüm oranın fazla olduğunu gösteren de hiçbir çalışma mevcut değildir. Tam tersi olarak bu ülkelerden yapılan araştırmalarda kalp ve damar sağlığının olumlu etkilendiği sonuçları yayınlanmıştır (kanıt değerleri yüksek olmayan çalışmalar)
  • Staphylococcus aureus, Candida albicans gibi patojenlere karşı öldürücü etkisi olduğu bilinmektedir.
  • Orta zincirli yağ asitlerinin metabolize olduğu zaman oluşan ketonlar sayesinde iştahın azaldığına dair çeşitli çalışmalar mevcuttur.
  • Cilt ve saç bakımı ve sağlığı amaçlı yararları bildirilmektedir. İştah azaltıcı ve cilt ve saç sağlığına olan etkilerini gösteren çalışmalar çok sınırlı sayıda olup kanıt değerleri düşüktür.
  • Antienflamatuar etkisi en iyi tanımlanmış özelliğidir. Bu nedenle Hashimoto gibi otoimmun hastalıklarda kullanımı önerilmektedir.

Sonuç olarak çalışmalar objektif olarak incelendiğinde Hindistan cevizi yağının iddia edildiği gibi zararlı etkisi yoktur. Ancak her derde deva gibi lanse edilmesi de bilimsel gerçekleri yansıtmamaktadır.

Geri Dön


Yeşim Erbil - eniyihekim.com