Geri Dön

“Glisemik indekse” göre besinleri seçmek en uygunudur

İnsanların bir bölümünde herhangi bir hastalık olmasa bile insülin direnci görülebilir. Bu durumda karbonhidratlara tolerans düşüktür. Bu nedenle aslında hepimizin “glisemik indekse” dikkat ederek beslenmesi en sağlıklı beslenme şekli olacaktır.

Glisemik indeks, yenilen bir besinin kan şekerini yükseltme kapasitesine denir. Glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerini hızlı yükseltir. Yükselen kan şekerini düşürmek için insülin salgılanır. İnsülinin hızla salgılanması da yeniden acıkmaya neden olur. İnsülin direnci olan kişilerde bu durum uyuklama, halsizlik, terleme, çarpıntı gibi belirtilere neden olabilir. Glisemik indeksi düşük gıdalar ile beslenme kilo kontrolünü sağlamak açısından önemlidir.

Yorgunluk, açlık hissi, kilo vermede zorluk, şekerli gıdalara karşı aşırı istek duymak, yemek sonrası yorgunluk hissi, baş ağrısı, karın bölgesinde yağlanma belirtileri varsa “insülin direnci” olma olasılığı vardır. İnsülin direnci olduğu zaman alınan karbonhidratların yağ olarak depolanır ve kilo alınır. Hashimato hastalarında en önemli sorunlardan biri de dirençli insülin direncinin olmasıdır. Bu nedenle daha farklı beslenme programlarının uygulanması gerekmektedir (Gluten sınırlanması ve şekerin kesilmesi).

Besinlerin glisemik indeksleri nasıldır?

Glisemik indeksi en düşük meyveler; elma, greyfurt, portakal, şeftali, armut, en yüksek olan meyve karpuzdur. Glisemik indeksi en düşük olan sebzeler; bezelye, brokoli, havuç, taze fasulye, turp, en yüksek olanlar ise haşlanmış ve kızarmış patatesdir.

Tahıl grubunda glisemik indeksi en düşük olanlar çavdar, arpa, kinoa; en yüksek olanlar ise baget ekmek, tam buğday ekmeği ve beyaz ekmektir. Bakliyatların hemen hepsinin glisemik indeksi çok düşüktür ve beslenmede en çok tercih edilmesi gereken besin grubudur (nohut, fasulye, barbunya, mercimek, badem, ceviz, bakla, börülce).

Geri Dön


Yeşim Erbil - eniyihekim.com