Geri Dön

Ağır metaller vücudumuzu nasıl zehirliyor?  (yazıyı okumak için linke tıklayın)

Profesör Doktor Yeşim Erbil’den sağlıklı yaşam reçeteleri. Nedeni bilinmeyen kas ya da eklem ağrıları, halsizlik, kansızlık, depresyon gibi rahatsızlıkların nedeni ağır metal zehirlenmesi olabilir... Çünkü bu gizli tehditle aldığımız nefesten içtiğimiz suya kadar hayatımızın her alanında karşı karşıyayız.

Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Erbil, sağlımızı sinsice tehdit eden ağır metalleri anlattı. İşte bu konudaki gerçekler: Ağır metaller; vücudun az da olsa ihtiyaç duyduğu “çinko, bakır, manganez, demir” gibi elementler ile vücudun hiç ihtiyaç duymadığı “kurşun, cıva, arsenik ve kadmiyum” gibi metallerdir. Çinko, bakır, manganez, demir gibi ağır metaller hücre işlevlerinde çok önemli roller üstlenir. Örneğin kırmızı kan hücresinde bulunan hemoglobinin içinde bulunan “demir” oksijeni dokulara taşımakta görevlidir.

DOKUDA BİRİKİRLER

Ancak kurşun, civa gibi ağır metaller sağlığımızı tehdit etmektedir.Metaller hava, su ve toprak yolu ile besinlere ve içme sularına bulaşır. Ağır metaller dokularda birikerek etkilerini yıllar sonra gösterebilir. Ağır metaller akut zehirlenmelere neden olduğu gibi kronik hastalıkların gelişiminden de sorumludur. Kronik hastalıkların yanı sıra DNA hasarına da yol açarak kanserojen etki gösterirler.

 

Arsenik: Yerkabuğunda en fazla bulunan element arseniktir ve özellikle deprem kuşağında bulunan bölgelerde sulara karışma oranı çok daha fazladır. Arsenik, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kansere neden olan element olarak tanımlanmıştır. Arsenik kandan süratle atıldığı için zehirlenmelerde ölçümler idrar, saç ve tırnaklardan yapılmalıdır. İçme sularındaki arseniğin sınır değeri 10 mikrogram/litre dir.

Bakır: 10 gramdan fazla bakır ölüme neden olur. İyi kalaylanmamış bakır kaplarda pişen yiyeceklere bakır tuzları geçer. Havada bakır ihmal edilebilecek kadar düşüktür ancak bakır boya endüstrisinde çalışanların hava yolu ile bakır tuzlarının alınması zehirlenmelere yol açabilir. Bazı evlerde bulunan bakır, su borularından geçen içme suları ile zehirlenmeler oluşabilir.

Civa: En çok gündeme getirilen civa kaynağı amalgam diş dolgularıdır. Amalgam dolgu gümüş, kalay, bakır alaşımının civa ile karıştırılması ile oluşturulur ve karışımın %40-45’ini civa oluşturmaktadır. Otoimmun bir hastalık olan Hashimoto tiroidit ile amalgam dolgular arasında ilişki gösterilmiştir. Deniz ve akarsulardaki kirlenme ile balıklarda ağır metaller bulunmaktadır. Mezgit, kefal, levrek, kalkan gibi derin su balıklarında ve bu balıkları yiyerek beslenen kılıç, ton, köpek balığı gibi balıklarda civa oranı daha yüksektir. Hamsi, istavrit ve palamut gibi balıklar yüzey balıkları olduğu için ağır metal oranları çok düşüktür. Civa zehirlenmesi özellikle sinir sisteminde hasar meydana getirir.

Kadmiyum: En çok bulunduğu ürün pillerdir. Kullanılan pillerin kontrolsüz bir şekilde doğaya atılması kronik birikimlere neden olur. Vücutta birikiminde özellikle kemik ve böbreklere hasar verir.

Kurşun: Akü imalatında ve aşınmayı engelleyen bazı boyalarda kullanılmaktadır. Benzinli araçların egzozundan havaya kurşun salınmakta ve bu kurşun doğada yok olmamaktadır. Kurşun ile temas edildiğinde ellerin mutlaka yıkanması gerekmektedir.

Son yıllarda kronik hastalıkların bu denli yüksek oranda görülmesinin nedeni ağır metaller, toksinler, rafine gıdalardaki katkı maddelerinin yaşamın her yerinde olmasıdır. Kronik hastalıkların yanı sıra ağır metaller, DNA hasarına da yol açarak kanserojen etki göstermektedir. Denetimlerin bu bilinçle yapılması kronik hastalıkların oluşmadan önlenmesini sağlayacaktır.

Geri Dön


Yeşim Erbil - eniyihekim.com