Geri Dön

Ağır metaller her yerde: Havada suda ve toprakta !!!

Zehirli ve çevre kirliliğine neden olan metallere bilimsel olmamakla birlikte “ağır metal” denmektedir. Aslında kimya biliminde yoğunluğu 5 gram/cm3’den fazla olan metallere “ağır metal” denir ve bunların hepsi insan vücuduna zararlı değil hatta çok gereklidir.

Kurşun, cıva, arsenik ve kadmiyum, çinko, bakır, alüminyum, krom, demir, manganez gibi 60’dan fazla ağır metal vardır. Çinko, bakır, manganez, demir gibi ağır metaller hücre işlevlerinde çok önemli roller üstlenmektedir. Örneğin kırmızı kan hücresinde bulunan hemoglobinin içinde bulunan “demir” oksijenin dokulara taşımakta görevlidir.

Metaller hava su ve toprak yolu ile besinlere ve içme sularına bulaşmaktadır. Ağır metaller dokularda birikerek etkilerini yıllar sonra gösterebilir. Ağır metaller akut zehirlenmelere neden olduğu gibi kronik hastalıkların gelişiminden de sorumludur. Halsizlik, yorgunluk, eklem ve kas ağrıları, depresyon, kansızlık gibi belirtilerde ağır metal birikimini düşünmek gerekir.

Arsenik: Yerkabuğunda en fazla bulunan element arseniktir ve özellikle deprem kuşağında bulunan bölgelerde sulara karışma oranı çok daha fazladır. Arsenik, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kansere neden olan element olarak tanımlanmıştır. Arsenik kandan süratle atıldığı için zehirlenmelerde ölçümler idrar, saç ve tırnaklardan yapılmalıdır. İçme sularındaki arseniğin sınır değeri 10 mikrogram/litre dir.

Bakır: 10 gramdan fazla bakır ölüme neden olur. İyi kalaylanmamış bakır kaplarda pişen yiyeceklere bakır tuzları geçer. Havada bakır ihmal edilebilecek kadar düşüktür ancak bakır boya endüstrisinde çalışanların hava yolu ile bakır tuzlarının alınması zehirlenmelere yol açabilir. Bazı evlerde bulunan bakır, su borularından geçen içme suları ile zehirlenmeler oluşabilir.

Civa: En çok gündeme getirilen civa kaynağı amalgam diş dolgularıdır. Amalgam dolgu gümüş, kalay, bakır alaşımının civa ile karıştırılması ile oluşturulur ve karışımın %40-45’ini civa oluşturmaktadır. Otoimmun bir hastalık olan Hashimoto tiroidit ile amalgam dolgular arasında ilişki gösterilmiştir. Deniz ve akarsulardaki kirlenme ile balıklarda ağır metaller bulunmaktadır. Mezgit, kefal, levrek, kalkan gibi derin su balıklarında ve bu balıkları yiyerek beslenen kılıç, ton, köpek balığı gibi balıklarda civa oranı daha yüksektir. Hamsi, istavrit ve palamut gibi balıklar yüzey balıkları olduğu için ağır metal oranları çok düşüktür. Civa zehirlenmesi özellikle sinir sisteminde hasar meydana getirir.

Kadmiyum: En çok bulunduğu ürün pillerdir. Kullanılan pillerin kontrolsüz bir şekilde doğaya atılması kronik birikimlere neden olur. Vücutta birikiminde özellikle kemik ve böbreklere hasar verir.

Kurşun: Akü imalatında ve aşınmayı engelleyen bazı boyalarda kullanılmaktadır. Benzinli araçların egzozundan havaya kurşun salınmakta ve bu kurşun doğada yok olmamaktadır. Kurşun ile temas edildiğinde ellerin mutlaka yıkanması gerekmektedir.

Son yıllarda kronik hastalıkların bu denli yüksek oranda görülmesinin nedeni ağır metaller, toksinler, rafine gıdalardaki katkı maddelerinin yaşamın her yerinde olmasıdır. Kronik hastalıkların yanı sıra ağır metaller, DNA hasarına da yol açarak kanserojen etki göstermektedir. Denetimlerin bu bilinçle yapılması kronik hastalıkların oluşmadan önlenmesini sağlayacaktır.

 

Geri Dön


Yeşim Erbil - eniyihekim.com